Bu akşam eve gelip ortalığı ışık hızıyla toparlayıp kendimi dikişe adayacaktım. Yemek pişirmem gerekmiyordu, çünkü eşim yemeğe gelemeyecekti, dolapta da bana ziyadesiyle yetecek yemek vardı. O zaman rahaaat rahat dikiş dikebilirdim.
Amma velakin, ne evi derleyip toparladım ne de dikiş diktim. Üzerimde bir atalet, bir yorgunluk, bir bıkkınlık... Kumaşlarımı karıştırdım, motiflerimi elime alıp alıp bıraktım, örgülerime bir baktım, yarım kalmış kitaplarımı gözden geçirdim olmadı. Yüksek yapmış mimarların projelerini beğenmeyen Ağaoğlu gibi hiç birine gönül veremedim.
Şimdiye kadar hiç bir bölümünü kendi irademle ve başından sonuna izlemediğim "Muhteşem Yüzyıl" dizisini izlemeye başladım. İşte az önce de, bu yazıyı yazarken, galiba bu gecenin en can alıcı sahnesini kaçırdım: Hürrem Firuzeyi astırdı mı, o kendi kendini mi astı? Kızı sadece debelenirken gördüm. Birine sormam lazım, ben gidip de, aslında hiç izlemediğim bir dizinin kaçırdığım bir sahnesini internetten araştıracak kadar sabırlı değilimdir. Bileniniz varsa söyleyiverin bari:))
DİZİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DİZİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31 Ekim 2012 Çarşamba
16 Şubat 2012 Perşembe
TRT'YLE YENİDEN
Dizi izlemiyorum desem çarpılırım. Müptelası olduğum bir kaç dizi var elbette. Ama tekrarları izlemiyorum. Üstelik geçen haftanın neredeyse tamamını, yeni diziden önce yayınlayıp gece yarılarına kadar insanları tv karşısına mahkum eden zihniyeti kınıyorum. Tüm dizilerin tek sebebi, sonucu ve ana fikri olan "REKLAM" dayatmasını ise sonuna kadar reddediyorum.
İşte bu anarşist düşüncelerle, önceki hafta "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisinin yeni bölümünü beklerken TRT'de yeni başlayan "SEKSENLER" isimli dizi dikkatimi çekti. Ben de 1980'li yıllarda çocukluğumu ve gençliğimi yaşamıştım. O yılların teknolojisini, ülkenin ekonomik, kültürel, sosyal, siyasal yapısını yeniden ve dışarıdan görmek çok hoştu. Hoş bir şey de, Öyle Bir Geçer Zaman ki eski bölümü verirken TRT yeni bölümü gösteriyordu. Ancak bu hafta, içinde bulunduğumuz kalabalık ortamdan mı, yoksa ben mi yanıldım bilmem, TRT de eski bölümün tekrarını veriyordu. Bakalım haftaya ne olacak?
Küçük insanların büyük dünyaları ilgilendirir beni hep. Belki de o yüzden "Muhteşem Yüzyıl"ı izlemiyorum. Aynı şeyi geçen seneki Bihter'li Ednan Bey'li dizi için de söyleyebilirim. Şaşaa bana göre değil.
Seksenler dizisini hala keşfetmemişseniz bir bakmanızı öneriyorum. TRT ana sayfası çok hantal, çoook çok yavaş. Diziyi başka internet sitelerinden de bulup izleyebilirsiniz.
İşte bu anarşist düşüncelerle, önceki hafta "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisinin yeni bölümünü beklerken TRT'de yeni başlayan "SEKSENLER" isimli dizi dikkatimi çekti. Ben de 1980'li yıllarda çocukluğumu ve gençliğimi yaşamıştım. O yılların teknolojisini, ülkenin ekonomik, kültürel, sosyal, siyasal yapısını yeniden ve dışarıdan görmek çok hoştu. Hoş bir şey de, Öyle Bir Geçer Zaman ki eski bölümü verirken TRT yeni bölümü gösteriyordu. Ancak bu hafta, içinde bulunduğumuz kalabalık ortamdan mı, yoksa ben mi yanıldım bilmem, TRT de eski bölümün tekrarını veriyordu. Bakalım haftaya ne olacak? Küçük insanların büyük dünyaları ilgilendirir beni hep. Belki de o yüzden "Muhteşem Yüzyıl"ı izlemiyorum. Aynı şeyi geçen seneki Bihter'li Ednan Bey'li dizi için de söyleyebilirim. Şaşaa bana göre değil.
Seksenler dizisini hala keşfetmemişseniz bir bakmanızı öneriyorum. TRT ana sayfası çok hantal, çoook çok yavaş. Diziyi başka internet sitelerinden de bulup izleyebilirsiniz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)