Bluz kumaşı belki 25 yaşında falandır. İnce bir jarse. Annem bir tek iğne oyası sever. Danteldi, dikişti, örgüydü, fazla hazzetmez. Bu yüzden kendisi dikmemiş, bana verdi.
Annemden bana geleli 8-10 sene oluyor, dikileli ise neredeyse 1 sene. Hafta sonu, ortamlara akışı gecikmiş bu bluzumu giyerek güne gittim. Sizlere fazla geciktirmeden göstereyim istedim.Eteğim hazır. Bir de takımın ceketi var, o bu eteğin sebeb-i mevcudiyeti olmakla birlikte bugün konumuz dışında. Eteği bu yazıya taşıyan şey ise kendi küçük dokunuşum. Yoksa genellikle kıyafet fotoğraflarımda hazır aldıklarımı gösterip "bugün ne giydim, ne aldım, kaça aldım" gibi yazılar yazmıyorum, kendi üretimlerimi anlatıyorum. Herkes kendi kesesine göre zaten giyiniyor. Ceketini çok beğendiğim için aldığım bu takımın eteği çok uzundu: Maksi boy. Beli de biraz geniş gelmişti. Aman nasıl mutlu oluyorum etekler, pantolonlar büyük gelince. Küçük bedeni de yoktu. Malum, büyük bedenin en küçüğü ile küçük bedenin en büyüğü arasında sıkışıp kalmış bir cüssem var. Eve gelince eteği giyip ayna karşısında göz kararı bakarak, mezura falan kullanmadan, "şurdan keseyim" deyip makası vurdum! Bazan, bunca yıllık dikiş tecrübeme rağmen, nasıl olup da, hala daha böyle salakça şeyler yapabildiğime şaşırıyorum.
Etek belini ayarlamadan bu işi yapınca bir de anladım ki benim "maksi" etek bundan sonraki kariyerine "mini"olarak devam etmek zorunda kalacak! Refleksle etek ucunu aşağı doğru çekiştirince düşük bel olarak kullanırsam diz hizasında kalabileceğini fark ettim. Böylece belini ayarlamaya da gerek kalmıyordu. Bir taşla iki kuş vurmuştum yani. Tamamen yanlışlıkla ve tesadüfen! Siz siz olun etekte tadilat yapacaksanız, önce bel-basen gibi üst tarafın işini bitirin, sonra etek boyu nasıl olsa ayarlanır.
NOT: Bluz elbette burda dergisinden. İsteyen olursa hangi dergi bakabilirim.


