takı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
takı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ocak 2011 Pazartesi

İP KARTONUNDAN BİLEZİĞE DEVAM

Dün bahsettiğim yazmadan bileziklerin sonuncusu altta. Evirip çevirip fotoğrafladım. Yazmanın desenlerini baz aldım, desenlere uygun renklerde boncuklarla sıvama boncuk diktim. Çok deli işi değil, bunun kat be kat fazlasını boncuk nakışı yapan hanımlar işliyorlar zaten. Benimki çabuk başladı, çabuk bitti. Tam da istediğim gibi.















16 Ocak 2011 Pazar

BİLEZİK YAPIMI

Aslında yeni bir şey keşfetmedim. Herkesin yaptığından yaptım. Fikir orjinal değilse bile ortaya çıkan ürün herkes için orjinaldir bence. Ben kendi yaptığımı gösteriyorum.

Annemden fular olarak kullanmak üzere bir yazma oyalamasını istemiştim. Annem iğne oyasını çok güzel yapar. Yazmanın, Afyon'da "zürefa" tabir edilen birinci ve temel sırasını yaptıktan sonra bir fark etmiş ki, dokuma hatası varmış. Ben de boşuna emek çekmemesini, yeni bir yazma almayı istediğimi söyledim. Rengini çok beğendiğim için almıştım zaten yazmayı, atmaya kıyamadım.

O günlerde ördüğüm hırkanın boşalmış ip kartonlarını çöpçü ruhumla biriktirdim. Etraflarına elyaf sarıp yazma parçalarını üstüne diktim. Elyaf ne pis şey, bir kere daha öğrendim. Tozu acaip kalkıyor, evi batırdı, üstüme başıma sıvandı. Zaten fotoğraflarda bile görünüyor, toz toz sıvaştığı. Elyaftan dolayı net renk elde edemeyince, ikinci defa daha yazma ile kapladım. Üstlerini boncuklarımla süsledim. Bazılarını simetrik olsun diye çabaladım, bazılarında da yazmanın modelinden faydalanarak boncuk sıvadım. Bazılarını hediye ettim. Bana da bir tane kaldı.


Yarın bu bileziklerle birlikte yaptığım başka bir bileziği daha göstereceğim. Zaten aşağıdaki resimlerde bu bileziğin süssüz halini görüyorsunuz. Süslüsü yarına, nasipse.























YAZMADAN BİLEZİK DIY MIDIR?

Geçen sene yaptığım bilekliklerden birini gösteriyorum şimdi. Hikayesini ve bir diğer rengini yarın anlatmaya ve göstermeye çalışacağım. Şimdilik kahverengili olanın, birkaç yönden çekilmiş fotoğraflarını yayınlıyorum.



















30 Ekim 2010 Cumartesi

YÜZÜKLER

Aşağıdakiler, kendi yaptığım yüzükler ve aynı teknikle yapılmış bir kolyedir. Aslında kolye için aklımda daha değişik bir tasarım daha var ama şimdilik sadece tasarı boyutunda ve tasarım boyutuna geçemedi:(





20 Ekim 2010 Çarşamba

KOLYELER

Alttaki kolyenin boyunda çok şıkır şıkır bir duruşu var. Sanırım kullandığım lastikli misinadan kaynaklanan bir durum. Aslında lastiğin hiç anlamı yok. Sadece o anda elimde o vardı. Ama şunu fark ettim ki, lastikli misina zamanla sararıyor.

Alttaki iki kolyeyi ben yapmadım. Ama takı maceram bu kolyelere dünyanın parasını ödememle başladı. Emeğinin azlığına ve alt tarafı tüm malzemesi plastik boncuk olan bu kolyelere bu kadar para vermenin anlamsızlığını düşündüm ve başladım. Hala da zaman zaman yaparım.


Alttaki kolyeyi, tamamen gelişi güzel, ince misinaya taktığım boncukları oyulgayarak yaptım. Baktım fena olmadı, aynı şekilde bir de bileklik yaptım. Küpesiz de olmaz değil mi ama?





17 Ekim 2010 Pazar

TAKILAR

Kendi yaptığım takılardan örnekler göstermeye başlıyorum. Fotoğraflamak oldukça uzun sürdü. Renkler genellikle ya zor tuttu, ya hiç tutmadı. Aynı takıyı ışığı ve rengi ayarlayarak hem pratik fotoğraf makinasıyla hem de telefonumla çekmeye çalıştım. Oğlumun fotoğraf makinasını öğrensem iyi olacak galiba. Hal böyle iken, fotoğraf sanatçılarının önünde saygıyla eğilmeye karar verdim. Bir daha böyle uzun bir çekim yapar mıyım, hiç zannetmiyorum.


İlk takı, geçtiğimiz kış sonu bir gece ortaya çıktı. Malzemeler evden: Tansyon aletinin koruması olan ince köpük, kadifemsi bir parça kumaş, boncuk torbasından boncuklar.





İkinci takı ise yine geçen kış, bir kermes için ördüğüm şallardan kalan ipi öylece geri vermemek için ürettiğim kolye ve bileklik. Tığla zeminleri ördüm, boncuklarla süsledim. Peki neden kermese veremedim? Çünkü geç kaldım. Nasipse bu sene göndereceğim artık. Şallar ise fotoğraflayamadan kermese gitti.