10 Haziran 2010 Perşembe

REJİM YEMEĞİ

Biz ailece iyi bir yemeği iyi bir rejime tercih edenlerdeniz. Allahtan önemli kilo problemlerimiz yok, aksi takdirde işimiz çok zor olurdu. Aslında ben yemekle arası olmayan bir insanım. Kendim için yemek değil, pasta börek yaparım. Eşim ve oğluma ise hep sevdikleri şeyleri yapmaya çalışırım. Bazan da sağlıklı beslenmeyi çağrıştırır şeyler yapıyorum. Bu fotoğraflar böyle bir günden. Ortaya zeytinyağlı maydanoz yemeği, tabaklara sebzeli, balıklı makarna.

ZEYTİNYAĞLI MAYDANOZ: 2-3 bağ maydanoz saplarından temizlenip yaprak kısımları tencereye alınır. Üzerine 2-3 soğan doğranır. Zeytinyağ ve birkaç küp şeker eşliğinde hafifçe kavrulur. Bu arada bir kahve fincanı pirinç yıkanır üstlerine serpilir, 2-3 domates rendesi en üste yayılır, tuzu ayarlanır ve kısık ateşte pişirilir.
SEBZELİ BALIKLI MAKARNA: İyi cins makarna 12-13 dakika haşlanır. İyice ölmeden soğuk suda şoklanır. Bu arada 2-3 kırmızı biber ve 2-3 diş sarmısak zeytinyağında çevrilir. Biberler yumuşayınca içine dereotu doğranır, harmanlanır. İstenilen miktarda konserve ton balığı yağı süzdürülerek (veya en iyisi yağsız olanlardan kullanılabilir) bu karışıma katılır, karışım makarnaların üstüne alınır. Oğlunuza önce (bir kısmı hemen oracıkta o an icad edilmiş olan) dereotunun faydaları anlatılır, sonra bir daha dere otu kullanmayacağınıza dair anlamsız, geçersiz ve asla tutulmayacak yarım yamalak sözler verilir, afiyetle yenilir. Evin erkekleri ısrarla "nasıl olmuş" diye taciz edililir, "çok güzel olmuş" yalakalığını duymadan masadan kalkmalarına izin verilmez.


Modeli kaydedeli çok oluyor. Kim yaptı hatırlamıyorum. Sanıyorum teyzem model çıkarmak için bir arkadaşından almış ve gün arkadaşlarına göstermek üzere getirmişti. Ben de sizlerle paylaşmak için görüntülemiştim. Yakın çekim pek başarılı olmamış. Yine de dantelden anlayanlar için kolay, zevkli ve çeşitli yorumlara olanaklı bir model bence.




7 Mayıs 2010 Cuma

ANNELERİ RAHAT BIRAKIN

Anneler Günü yaklaşıyor ya, vitrinler, reklamlar, broşürler, tvler çıldırmış vaziyette. Ya bi rahat bırakın. Ağız tadıyla anneler günü yaşayalım ve yaşatalım. Mal satmak için olmadık mallıkları yapıyor adamlar. Her sene anneler, babalar, sevgililer günlerinde, dini bayramlar ve yılbaşı öncesinde resmen satış ve pazarlama sektörü ne yapacağını şaşırmış, serseri mayın gibi davranıyor.
Koptuğum reklam bir küçük beyaz eşya reklamıydı: Dış ses diyordu ki, sen büyürken çok kafa ütüledin, bırak şimdi de o ütülesin. Niye ki, zaten kadının ömrü günü ütü masasında ve temizlikte veya mutfakta geçmiyor mu? Bir de anneler gününde ütü mü hediye edeceksin? Abes! Ben de anneyim. Hediye almaya bayılıyorum. Ama sadece anneler gününde hediye almaya bayılmıyorum. Her gün aynı ayarda bayılabilirim, hediye alırsam:) Yine de bu günün, bu denli abartılmasına karşıyım. Doğum yapabildi diye bir kadına gün vermek tuhaf. Sonra da bu ülkenin hala daha sırtı sopalı karnı sıpalı kadınları var, unutuyoruz.
Hani reklamcılar, sevgililer gününde lokma takımı satmak için reklam yapsa, satabileceklerini sanıyorlar ya, anneler gününde de bilimum şeyin reklamını yapıyorlar:) Hevesim kaçtı valla. Hiiiç hediye alasım da yok. Artık tek taş oluuuur, inci ollluurr, elmas oluuuur... hadi gümüş bile olur.. hediye alsalar takmam (diyeceğimi zannediyorsanız kaybedersiniz:))))

1 Mayıs 2010 Cumartesi

SELAMLAR

Blogcuda başladığım Blog serüvenine Blogspotta devam ediyorum. Bu ilk ve deneme yazım. Yavaş yavaş blogspotu keşfetmeye çalışıyorum. Sizlerle hobilerimi paylaşmak istiyorum.


Deneme yazısı dedim ya, bakalım fotoğraf da ekleyebiliyor muyum?