TIĞ İŞİ BAHTANİYE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TIĞ İŞİ BAHTANİYE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ocak 2014 Çarşamba

BAHTANİYE BİTTİ.


Bir bahtaniyem daha bitti. Akşam akşam fotoğrafladım, bir heves. Ütü falan yok. Kullanılacağı zaman yün programında yıkayıp hafif bir ütü yapıvereceğim. Şimdilik kullanmayı düşünmüyorum. Bir kaç kişi oğlumun çeyizine koymamı önerdi. Ayol ya gelin el işi sevmezse? Durduk yere kızcağızı mecburiyet altına almaya gerek yok. Bakalım, beğenir gibi olursa ben ona daha neler neler yaparım. Hadi bakalım, doğmamış bebeğe don da biçtik gece gece:) Ben susayım, bahtaniyem konuşsun:







5 Kasım 2012 Pazartesi

BAHTANİYE YARILANDI

Motif bahtaniyem yarılandı bile. Üstelik olduğundan daha büyük görünmesi için de şööyle uzaktan çektim, ordan çektim, burdan çektim, renkler anlaşılabilsin diye biraz da çabaladım. Sonuç arzu ettiğim kadar iyi olmamakla beraber, şimdilik elimde bu fotoğraflar var. 




15 Eylül 2012 Cumartesi

KREM RENGİ MOTİFLER

Sevgili alonenes'in düzenlediği motif etkinliği faaliyetimizi bilmeyen kalmadı artık. Geçtiğimiz hafta ikinci motiflerim geldi. Beraberinde bir de hediye çıktı koliden. Müthiş pastaları, güzel kekleri ve lezzetli tarifleriyle, fazla kiloların korkulu rüyası ve tehlikeli bir blog olan sevgili fidaneli, şıkır şıkır bir şal örmüş, zarif de bir not iliştirerek göndermiş. Çok beğendim. Kışın bol bol kendisini anarım artık. 




9 Eylül 2012 Pazar

İLK MOTİFLERİM GELDİ

Motif bahtaniye serüvenimizi biliyorsunuz. Bir kaç yüncüye baktım. Afyon'da benim almam gereken numaraları bulamadım. Ben de bütün ipleri Nakonun sitesinden almaya karar verdim. Nakoya daha önce bir üye olmuşluğum vardı, şifremi kaybetmişim. Yenisini istedim, mail adresime şifre geç mi düştü ne oldu, bir türlü  bulamadım. Bu saçma sapan iş için bir kaç gün uğraştım. İnternet cahili gibi hissettim kendimi. Ama tamamen, sadece bir işe odaklanamamakla alakalı bir durum. Hep başka bir iş çıkınca 10 dakika sonraya ertelemek zorunda kalıp unutmamla ve 10 dakikaların 10 saatlere sarkmasıyla ilgili. Neyse, geçen hafta 2 kargo birden aldım. Hem Nakodan kendi siparişlerim hem de bana motif gönderecek katılımcılardan Yasemin Kale'nin postası aynı gün geldi. Çok mutlu oldum. 
Geçtiğimiz hafta motif etkinliği çalışması çerçevesinde bana gönderilecek ilk motifler geldi. Sevgili Yasemin Kale hemencecik örüp göndermiş. PTT kargodan aradılar. Bizim siteye daha önce hiç gitmemiş sanırım PTT kargo, telefonla adres tarifi istediler. Ben de hastaneye getirmelerini söyledim. Zaten kargocu çocuklar hemen hemen her gün hastaneye bazan bir kaç koli, bazan kamyonlar dolusu ilaç getirdikleri için, mesai arkadaşımız gibi oldular. "Abla siz miydiniz, ben de soyadını bir yerden hatırlıyordum" diyerek alıp getirdiler, sağ olsunlar..   
Eve gelince şöööyle koltuğun üstüne, sehpanın üstüne, tvnin yanına falan bir koydum, sıvazladım, sevdim, okşadım:) 
Renk şu üstteki fotoğrafa çok yakın. Yine de aynısı değil, biraz cırtlak:) Nakonun sitesinde ise benim çekimime daha çok benziyordu. 
Tabi benim ilk motiflerim gelince, kendi örmem gereken ilk 25 motif stresimi artırdı. İş dönüşü hemen ipleri koltuğun kenarına çekip örmeye başladım. Yatıncaya kadar 10 tane örmüşüm. Ertesi gün de sanırım 5 ya da 6 tane daha ördüm, ip bitti. Ne bereketsizmiş. Neyse, yeni siparişim gelinceye kadar, ikinci ay için öreceğim motiflere başladım ben de. Çok güzel bir mor. Biraz koyu. Bakalım blogcu arkadaşımız nasıl kombinleyip birleştirecek bunları.

7 Kasım 2011 Pazartesi

KENAR DANTELİ

İp bitince yarım kalan bir kenar danteli. Geçen sene yaptığım örgü bahtaniyenin kenarına geçecekti. İpini aldım. Nasip olursa bir ara da örer kenarına geçiririm. Bu arada siz bir görün istedim.






6 Eylül 2011 Salı

SÖZÜNÜ TUTAMAMACA, YENİ İPLER ALMACA...

Kendi kendime, yeni işlere girişmeyeceğime dair söz vermiştim; her zamanki gibi. Bir süredir iş yerimin değişmesi ve yeni iş yerime yakın ipçi bulunmaması yüzünden aslında sözümde de durmuş oluyordum. Neredeyse 1 senedir, öremeyeceğim ipleri ve dikemeyeceğim kumaşları almıyordum ve kendimi de bu başarımdan dolayı kutluyordum.

Bayram sonu için 2 hafta izin aldım; yeni evin temizliği, dolapların kurulumu, yerleşme, mümkünse taşınma falan için. Ama bayramdan önce mutfak ve banyo dolaplarımızla gardroplar ve vestiyeri bitirip kurmayı vaad eden dolapçımız, önce bayramdan hemen sonra teslimat için söz verdi, şimdi de hayatlarından endişe etmemizi gerektiren bir suskunluğun içine girdi. Karşılıklı olarak susuyoruz. Eşim artık "MUHATTAP" bile olmamaya karar verdi anlaşılan.

Biz de ana oğul, babayı işe gönderince atlıyoruz arabaya, yeni eve gidiyoruz. Zaten daha önceden 2 defa temizlik yaptırmıştım. Ama parkeler ışığa doğru bakınca hala daha lekeli görünüyor. Bu yüzden hemen her gidişimde viledayla şöyle bir üstünden geçiyorum. Gerçi halı kilim eşya olsa sınırlar belli olur, ayaklarımızla her yere girmeyiz. Biraz da biz kirletiyoruz. Hesaplarıma göre on yüz milyon bin kere daha silersem temiz olacak artık.

Dün eve dönerken yolu değiştirip ipçiye uğradım. Koca bir Migros poşeti dolusu ip aldım. Nasıl olsa ertesi gün işe gitmek yok ya, gece sabahla kucaklaşana kadar, oturup rengarenk motifler ördüm. Nasıl zevkliydi anlatamam renklerle oynamak. Evet örgü bahtaniye biraz pahalı, az birazdan biraz daha fazla da meşakkatli. Ama çok güzel kafa dağıtıyor. Hele çılgın renkleri.. İnsan bakmalara doyamıyor. Siz de görün diye bir sürü fotoğraf çektim. Ne yapayım, ustaları beklerken ben de kendim usta olduğum alanlarda hizmete devam edeyim bari...