Yaklaşık 1,5 yıldır kullandığım laptop bozuldu. Önce zor zahmet şarj etmeye başladı, meğer can çekişiyormuş, önceki gün de şarjı bitince bir daha hiç şarj olmadı. Daha önce hiç bir bilgisayarımızı garanti kapsamında tamir ettiremediğimiz, hele bir keresinde garantiyi 2 günle kaçırmış olduğumuz için, her zaman gittiğimiz bir bilgisayarcıya götürdü oğlum, bu gün "garantisi devam ediyorsa firmaya gönderin" demiş. Galiba astarı yüzünden pahalı bir tamiratın eşiğindeyiz. Hiç iyi bir koku gelmiyor burnuma ama, oğlum Lenovo'yu aradı, "gönderin" demişler. Bakak görek..
Akşam eşim gelinceye kadar onun laptopundan bloğa girip çıkıyorum. Ama o geldiği zaman oyuncağını kendisine teslim ediyorum. Genellikle de akşamın ilerleyen saatlerinde, koltukta uyuklamaya başlayınca, bilgisayarı usuuuulca ele geçiriyorum. Bu bana ne sağlıyor? Süre kısıtlı olunca, sadece arkadaşlarımın bloglarına girebiliyorum. Yoksa benim huyumdur, arkadaşlarımdan başlar, onların arkadaşları, arkadaşlarının aradaşları derken kendimi ya Brezilya'da ya Rusya veya Fransa'da bulurum. Pakistanlı bir blogcuyla yazıştım geçenlerde, anlayın netteki kayboluş hikayelerimi. İşte bu kadar serbest uçuşlar yapamadığım için, dün akşam oturdum, hem TRT'de yeni bölümleri başlayan 80'ler dizisini, hem Kanal D'de yeni bölümleri başlayan ama benim son 8-10 eski bölümünü izlemediğim Öyle Bir Geçer Zaman ki dizisini izledim, hem de Gülce'nin pelerinini bitirdim. Ufak tefek ayrıntıları ve düğmeleri kaldı. Bir de şapka başlamıştım, bu hafta bitireceğimi ümit ediyorum. Demek eskiden internete daha az girdiğim, bloglara fazla takılmadığım için daha çok üretim yapıyormuşum...
ÖRGÜ ŞAPKA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ÖRGÜ ŞAPKA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Eylül 2012 Çarşamba
4 Eylül 2012 Salı
PEMBE GÖNLÜM SENDE
Benim kızım pembe sever; tıpkı halası gibi. Biz hala- yeğen iki pembesever, pembenin uçuk tonlarından mora kadar tüm skalaya bayılırız.
Geçen kardeşimle telefonda görüşüyorduk. Gülce'yle konuşmak istedim, o çizgifilm izlediği için konuşmak istemedi. Böyle de dediğim dedik bir hatun. Allah herkesin evladını ana-babasına bağışlasın, güzel günler göstersin.Hafta sonu, motif etkinliğimiz için ip almaya gittiğimde, almam gereken ipleri bulamadım. Ama şekerlemeci dükkanına girmiş çocuklar gibi, ağzımın suyu aka aka bütün rafları gezdim. Bazı ipleri indirttim, dokundum, sevdim, okşadım. 3-4 çeşit de ip aldım. Yolda oğlum, ipçi dükkanlarının, kendi çocukluğunun kabusu olduğunu söyledi. Bir yerden eve dönerken yol üstünde ipçi görürsem, içeri girip her şeyi inceliyormuşum. Zaten artık o arabada beni bekliyor. "Senden sonra girenler çıkıyor, sen çıkamıyorsun" diye de kafa tutmayı ihmal etmiyor. Napayım, benim olmayan iplerle bir türlü vedalaşamıyorum:)
Yukardaki pembişler yeğenim için başladığım sonbaharlıklar. Oğlum örgü şeyler sevmez. Çocukluğundan beri sevmedi. Bir şekilde ördüklerimi de hiç giydiremedim. Onda hevesimi alamayınca şimdi yeğen Gülce'ye sardırdım. O süslü ve havalı bir kızçe. Eminim sevecektir. Bitince size de gösteririm. Şimdilik bu kadar..
Etiketler:
ÖRGÜ,
ÖRGÜ PELERİN,
ÖRGÜ ŞAPKA
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



