PATLICAN YEMEKLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
PATLICAN YEMEKLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ağustos 2013 Pazartesi

MAKLUBE

NTV'de akşam saatlerinde ve sahurda, Artun Ünsal'ın zevksiz sunumuyla da olsa kendini izlettiren bir program var. İllerin kısa bir tanıtımı ve bir kaç çeşit yöresel yemek tarifi veriliyor, Ramazandan önce yapılan çekimlerde Ramazanmış izlenimi uyandırılmaya çalışılıyor, Artun Hoca'nın yöre halkıyla güya samimi ancak kısır sohbetleriyle program bir yerlere taşınmaya uğraşılıyor. Artun Hoca'nın bilgisine, deneyimine, engin tecrübesine laf yok ama alınmasın kendisi programcılıktan sınıfta kalır. Ben görsel sanatlarda, marka da olsalar, ekran ışığı olmayan insanların ille de kamera önünde tutulmalarının gerekmediğine inanıyorum. Çünkü kameranın ayrı bir sihri var ve herkesin elektriği bu sihri seyirciye yansıtamıyor.
Artun Haca geçenlerde bir yerde "Maklube" isimli yemeği paylaştı. Ben de kendime göre yorumladım, yapılabilecek en hafif ama lezzetli Maklube'yi pişirdim:

  • Patlıcanlar alaca soyulup uzunlamasına şeritler halinde kesilir. Tuzlu suda bekletilir. Orjinalinde kızarttılar, ben mikrodalgada 10 dakika yumuşattım. 
  • Tencerenin dibine 1 yemek  kaşığı sıvı yağ konulur, para para doğranmış domatesler dizilir.


  •  Domateslerin üstüne yumuşatılmış (veya siz kızartırsınız) patlıcanlar tencerenin kenarlarına çıkacak şekilde ortadan dışa doğru dizilir.


  • 2 su bardağı pirinç tuzlu suda bekletilir.
  •  Ayrı bir tencerede önceden kısık ateşte kavrulup suyu çektirilmiş, yumuşatılmış kuşbaşı etler 1 baş soğanla bir iki çevrilir.   
  • Pirinçler süzdürülür ve kuşbaşı ile karıştırılır.


  •  Et-pirinç karışımı patlıcanların üstüne dökülür. Benim patlıcanlar az geldi (çok da gerekli değil ama), siz patlıcanların fazlasını pilavın üstüne örtebilirsiniz. En üste tuzu ayarlanıp 3 su bardağı kaynar su dökülecek ve çok kısık ateşte pişirilecek.


  •  Pilav suyunu çekince servis için uygun bir tabak tencere üstüne kapatılarak ters çevrilir. 


  •  Fotoğraf çekerken koca Maklube'nin başında bekletilir:)



  • Doğrusu bu tarz sunumu havalı yemeklerin tabakta pek bir sıradan görüntüsü oluyor. Ayakkabısını sarayın merdivenlerinde unutmuş, bir de gece yarısı olduğu için kupa arabası balkabağına dönüşmüş Kül Kedisi Sinderella gibi:) Ama tadı elbette muhteşem. Şiddetle yapmanızı öneriyorum. Afiyet olsun. 

DİPNOT: Yemek programının konsepti "yöresel" ise, yemek yapan hanımların kendi buluşlarını, uygulamalarını değil, orjinal yemeği pişirmeleri gerektiğini savunuyorum. Yani kendi kısa yollarımızı, keşiflerimizi değil, anneannelerimizin, babaannelerimizin yaptığı esas yemeği pişirmeliyiz. Çünkü iki uyduruk da tv deki programı izleyen hanımlar katıyor, yemek bambaşka bir şey olup çıkıyor. Mesela geçenlerde Afyonkarahisar yemekleri yapmak üzere bir hanım çıktı tvye, yaptığı üç yemeğin üçü de yanlış olduğu gibi tatlısı da güllaçtı. Güllaç Afyonkarahisar'ın değil, tüm Türkiye'nin yöresel tatlısıdır artık. Kolay da olsa, havasız da olsa kendi öz yemeğimizin tarifini vermek asıl olmalıdır. Yoksa nasıl olsa o yöreden olmayanlar, benim Maklube'de yaptığım gibi kendilerince bazı değişiklikler yapacaklardır.


12 Ağustos 2011 Cuma

PATLICAN MUSAKKA

Afyonkarahisar'a ait, davet menüsünün en beğenilen yemeklerinden biridir. Daha önce de bir defa anlattığımı zannediyorum ama bu akşam bir kere daha sizlerle paylaşmak istedim.
Patlıcanlar bıçakla soyulur, 4 parmak kadar kalınlıkta önce enine, sonra bu enine parçalar 2-3 milimetre kalınlıkta boyuna dilimlenir. En az 1 saat bol tuzlu suda bekletilir ve acı suyunun çıkması sağlanır. Yağda kızartılır, tencereye dizilir.

Başka bir tarafta önceden ıslatılmış, düdüklüde yumuşatılmış nohutlar ılınınca, tek tek parmaklar arasına alınıp yuvarlanarak dış kabukları soyulur. Kıyma kavrulur, soğanlar yemeklik doğranır, az yağla kıyma üzerine ilave edilerek kavrulmaya devam edilir. Salça ile de bir kaç defa çevrilir. Su ilave edilir. Nohutlar da konularak bir kaç taşım kaynatılır. Bu harç patlıcanın üzerine yerleştirilerek patlıcanlar pişinceye kadar ocakta tutulur. Patlıcanlar önceden tuzlu suda tutulduğu için, yemeğe fazla tuz konulmaz.


Bu yemek eskiden nohutların üzerine patlıcan dizilerek pişerdi. Yuvarlak çay tepsisi büyüklüğünde bakır servis tepsilerine tencere ters çevrilir, nohutlar üstte kalınca şık bir görüntü oluşurdu. Ama o zamanlar 12-14 kişinin oturabildiği yuvarlak meydan sofralarında, musakka ortaya konularak, ortadan yenilirdi. Biz şimdi tabaklara servis ettiğimiz için tepsiye çevirmiyoruz. Dolayısıyla ben nohutları üste koyuyorum.


Mutlaka yapılması gereken bir yemek. Yapanların ellerine sağlık, yiyenlere afiyet olsun.