NTV'de akşam saatlerinde ve sahurda, Artun Ünsal'ın zevksiz sunumuyla da olsa kendini izlettiren bir program var. İllerin kısa bir tanıtımı ve bir kaç çeşit yöresel yemek tarifi veriliyor, Ramazandan önce yapılan çekimlerde Ramazanmış izlenimi uyandırılmaya çalışılıyor, Artun Hoca'nın yöre halkıyla güya samimi ancak kısır sohbetleriyle program bir yerlere taşınmaya uğraşılıyor. Artun Hoca'nın bilgisine, deneyimine, engin tecrübesine laf yok ama alınmasın kendisi programcılıktan sınıfta kalır. Ben görsel sanatlarda, marka da olsalar, ekran ışığı olmayan insanların ille de kamera önünde tutulmalarının gerekmediğine inanıyorum. Çünkü kameranın ayrı bir sihri var ve herkesin elektriği bu sihri seyirciye yansıtamıyor.
Artun Haca geçenlerde bir yerde "Maklube" isimli yemeği paylaştı. Ben de kendime göre yorumladım, yapılabilecek en hafif ama lezzetli Maklube'yi pişirdim:- Patlıcanlar alaca soyulup uzunlamasına şeritler halinde kesilir. Tuzlu suda bekletilir. Orjinalinde kızarttılar, ben mikrodalgada 10 dakika yumuşattım.
- Tencerenin dibine 1 yemek kaşığı sıvı yağ konulur, para para doğranmış domatesler dizilir.
- Domateslerin üstüne yumuşatılmış (veya siz kızartırsınız) patlıcanlar tencerenin kenarlarına çıkacak şekilde ortadan dışa doğru dizilir.
- 2 su bardağı pirinç tuzlu suda bekletilir.
- Ayrı bir tencerede önceden kısık ateşte kavrulup suyu çektirilmiş, yumuşatılmış kuşbaşı etler 1 baş soğanla bir iki çevrilir.
- Pirinçler süzdürülür ve kuşbaşı ile karıştırılır.
- Et-pirinç karışımı patlıcanların üstüne dökülür. Benim patlıcanlar az geldi (çok da gerekli değil ama), siz patlıcanların fazlasını pilavın üstüne örtebilirsiniz. En üste tuzu ayarlanıp 3 su bardağı kaynar su dökülecek ve çok kısık ateşte pişirilecek.
- Pilav suyunu çekince servis için uygun bir tabak tencere üstüne kapatılarak ters çevrilir.
- Fotoğraf çekerken koca Maklube'nin başında bekletilir:)
- Doğrusu bu tarz sunumu havalı yemeklerin tabakta pek bir sıradan görüntüsü oluyor. Ayakkabısını sarayın merdivenlerinde unutmuş, bir de gece yarısı olduğu için kupa arabası balkabağına dönüşmüş Kül Kedisi Sinderella gibi:) Ama tadı elbette muhteşem. Şiddetle yapmanızı öneriyorum. Afiyet olsun.
DİPNOT: Yemek programının konsepti "yöresel" ise, yemek yapan hanımların kendi buluşlarını, uygulamalarını değil, orjinal yemeği pişirmeleri gerektiğini savunuyorum. Yani kendi kısa yollarımızı, keşiflerimizi değil, anneannelerimizin, babaannelerimizin yaptığı esas yemeği pişirmeliyiz. Çünkü iki uyduruk da tv deki programı izleyen hanımlar katıyor, yemek bambaşka bir şey olup çıkıyor. Mesela geçenlerde Afyonkarahisar yemekleri yapmak üzere bir hanım çıktı tvye, yaptığı üç yemeğin üçü de yanlış olduğu gibi tatlısı da güllaçtı. Güllaç Afyonkarahisar'ın değil, tüm Türkiye'nin yöresel tatlısıdır artık. Kolay da olsa, havasız da olsa kendi öz yemeğimizin tarifini vermek asıl olmalıdır. Yoksa nasıl olsa o yöreden olmayanlar, benim Maklube'de yaptığım gibi kendilerince bazı değişiklikler yapacaklardır.












